Istinaf kararı usuli kazanılmış hak oluşturur mu ?

Aylin

New member
Istinaf Kararı Usuli Kazanılmış Hak Oluşturur Mu?

Merhaba arkadaşlar! Bugün hukuk dünyasında önemli bir soruyu tartışacağız: Istinaf kararı usuli kazanılmış hak oluşturur mu? Eğer siz de benim gibi hukukun inceliklerine meraklıysanız, doğru yerdesiniz! Bu soru, özellikle dava süreçleri ve temyiz aşamalarını takiben sıklıkla gündeme gelen bir konu. Her ne kadar çoğu zaman teknik bir mesele gibi görünse de, aslında birçok kişi için önemli pratik sonuçlar doğurabiliyor. Gelin, bu konuyu birlikte ele alalım, kavramların derinliklerine inelim ve işin hukuki yanı ile gerçek dünyadaki etkilerini inceleyelim.

Istinaf Kararı Nedir ve Kazanılmış Hak Ne Demektir?

Öncelikle bu iki terimi biraz açmakta fayda var. Istinaf, belirli bir mahkeme kararına karşı başvurulabilen bir itiraz türüdür ve genellikle bölge adliye mahkemelerine yapılır. Istinaf başvurusu, davanın kararını veren yerel mahkemede yapılan bir yanlışlık veya eksiklik olduğuna dair bir görüş ortaya koyar ve kararın düzeltilmesi talep edilir.

Kazanılmış hak ise hukuki anlamda, bir kişinin hukuki bir işlem sonucunda elde ettiği ve yasal olarak korunan hakkı ifade eder. Örneğin, bir dava sonucunda bir taraf lehine karar verilmişse, bu karar o kişi için kazanılmış haktır ve geri alınamaz. Ancak, kazanılmış haklar, genellikle dava sürecindeki nihai kararlarla ilgili olup, temyiz veya istinaf aşamaları bu hakkı doğrudan etkileyebilir.

Istinaf Kararı ve Kazanılmış Hak İlişkisi

Istinaf kararı, aslında bir mahkemenin verdiği kararın yeniden gözden geçirilmesidir. Peki, bir istinaf kararı, davacı ya da davalı açısından kazanılmış hak oluşturur mu? Bu soruya verilecek cevap, hukukun farklı dallarında değişkenlik gösterebilir, çünkü somut olaylara göre farklı yorumlanabilir.

Genel olarak, istinaf kararları usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Yani, istinaf başvurusu sonucu verilen karar, yalnızca o aşamanın sonucu olarak değerlendirilir ve bu karar üzerinden daha fazla işlem yapılabilir. Bu bağlamda, istinaf mahkemesi bir ilk derece mahkemesinin kararını değiştirme yetkisine sahiptir ve bu karar bir "kesinlik" taşımaz. Ancak, istinaf kararının uygulanabilirliğini belirleyen bazı istisnalar da mevcuttur.

Örneğin, bir istinaf kararı sonucu, taraflardan biri lehine bir düzenleme yapılmışsa ve karşı taraf bunu kabul etmişse, bu durum fiilen kazanılmış bir hak gibi görülebilir. Ancak yine de, istinaf kararının kesinleşmemiş olması, her iki tarafın temyiz hakkını kullanabilmesi gibi unsurlar, bu kararı bir kazanılmış hak olarak değerlendirmeyi zorlaştırır.

Pratikte Istinaf ve Kazanılmış Hak: Gerçek Hayattan Örnekler

Bir örnekle konuyu somutlaştırmak gerekirse, diyelim ki bir işçi, işyerinde haksız yere işten çıkarıldığını iddia ederek işe iade davası açtı. Mahkeme, işçinin lehine karar vererek işyerine iade edilmesine karar verdi. Ancak işveren bu karara karşı istinaf başvurusu yaptı. Bölge adliye mahkemesi, işverenin istinaf başvurusunu kabul ederek, işçinin işe iadesi kararını bozdu.

Bu durumda, istinaf kararının sonucu, işçi açısından hemen kazanılmış hak oluşturmaz. Çünkü kararın kesinleşmesi için temyiz yolunun da açık olması gerekir. Yani, işçi, temyiz yoluyla kararın bozulması durumunda eski hâline dönebilir ve baştan bir işlem yapılabilir. Bununla birlikte, işçinin işe iade edilmesi durumunda çalışmaya başlamış olması ve bir süre çalışmış olması, fiili olarak kazanılmış haklar yaratabilir. Fakat bu da, hukuki anlamda kazanılmış hak tanımına tam olarak girmez; çünkü istinaf aşamasındaki karar henüz kesinleşmiş değildir.

Kadınlar açısından bu durum, genellikle toplumsal ilişkilerdeki dengeleri etkileyebilir. Örneğin, bir boşanma davasında kadın lehine bir karar verilmiş olsa da, istinaf yolunun açık olması ve kararın kesinleşmemiş olması, kadının yaşamını doğrudan etkileyebilir. İstinaf kararları, çoğu zaman duygusal olarak da tarafları zorlayan sonuçlar doğurur.

Erkeklerin Stratejik ve Sonuç Odaklı Bakış Açısı: Istinaf Kararı ve Kazanılmış Haklar

Erkekler, genellikle daha sonuç odaklı ve stratejik bir bakış açısına sahip olurlar. Bu bakış açısı, özellikle hukuki süreçlerde çok net bir şekilde karşımıza çıkar. Bir erkek, istinaf aşamasına kadar elde ettiği hakların korunacağına inanarak, süreç boyunca daha temkinli ve stratejik adımlar atabilir. Istinaf kararı verilse bile, bu kararın henüz kesinleşmemiş olması, bir erkeği daha temkinli olmaya iter. Örneğin, boşanma davalarında erkekler, istinaf kararı sonrasında haklarındaki değişiklikleri öngörebilir ve bu nedenle savunmalarını buna göre şekillendirirler.

Tablolar ve Verilerle Değerlendirme: Istinaf Kararı Usuli Kazanılmış Hak mı?

Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de 2016 yılında yapılan yasal değişiklikle birlikte istinaf yargılaması daha geniş bir kapsamda uygulanmaya başlandı. İstinaf başvurusu sayılarının, özellikle medeni hukuk davalarında arttığı görülmektedir. İstinaf başvurularının %65’i iş hukuku ve boşanma davalarından kaynaklanmaktadır (Kaynak: Yargıtay İstatistikleri, 2018). Bu, istinaf kararlarının ne kadar önemli ve geçici olduğu ve sonuçların kesinleşmemiş olmasının pratikteki etkilerini göstermektedir.

Sonuç ve Tartışma: Istinaf Kararı Usuli Kazanılmış Hak Mıdır?

Istinaf kararı, teknik olarak usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, fiili olarak taraflar bazında bazen kazanılmış haklar gibi algılanabilir. Her durumda, kararın kesinleşmemiş olması ve temyiz sürecinin açık olması, istinaf kararının "kesin" bir hak oluşturmasına engel olur. Bununla birlikte, her davanın kendine özgü koşulları ve durumları, bu sorunun yanıtını farklı şekillerde etkileyebilir.

Peki, sizce istinaf kararları kesinleşmeden kazanılmış hak olarak kabul edilebilir mi? İstinaf sürecinin özellikle toplumsal ve kişisel ilişkilerde yarattığı etkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?