Telli Turnam türküsü ne zaman çıktı ?

Emir

New member
Telli Turnam Türküsü Ne Zaman Çıktı? Ortaya Çıkışı ve Hikâyesi

Türk halk müziğinde bazı eserler vardır ki ortaya çıktıkları tarih kadar, insanların hayatına nasıl yerleştikleri de önemlidir. “Telli Turnam” türküsü de bu eserlerden biridir. Dinleyenlerin büyük bölümünün zihninde eski bir halk türküsü gibi yer etmiş olsa da aslında yakın dönem halk müziği repertuvarına kazandırılmış eserlerden biridir. Türkünün bilinen adı çoğunlukla “Telli Turnam Selam Götür” şeklindedir ve söz-müzik sahibi olarak Musa Eroğlu gösterilir.

Türkü Dostları

+1

Bu noktada sık karşılaşılan bir karışıklığı düzeltmek gerekir: “Telli Turnam” adı, Anadolu’daki çok eski turnalı türküler geleneğiyle birleştiği için dinleyicide yüzyıllardır söylenen anonim bir eser algısı oluşturabilir. Ancak bu türkü, klasik anlamda kaynağı bilinmeyen eski bir halk ezgisi değil; Musa Eroğlu tarafından oluşturulmuş ve zaman içinde halk arasında yaygınlaşmış bir eserdir. Yani türkünün ruhu eski halk söyleyişine dayanırken, ortaya çıkışı modern döneme aittir.

repertukul.com

+1

Türkünün Ortaya Çıkış Zamanı Nasıl Belirlenir?

“Telli Turnam ne zaman çıktı?” sorusuna tek bir yıl vermek kolay değildir. Bunun temel sebebi, halk müziğinde eserlerin yayılma sürecinin popüler müzikteki gibi net bir “yayın tarihi” üzerinden ilerlememesidir. Bir türkü önce bestelenebilir, ardından sanatçının çevresinde söylenebilir, daha sonra kaset, konser ve radyo aracılığıyla geniş kitlelere ulaşabilir.

Bu nedenle bir türkünün doğuş zamanı ile tanınma zamanı arasında fark olabilir. “Telli Turnam” için de benzer bir durum söz konusudur. Eser Musa Eroğlu’nun sanat hayatı içinde şekillenmiş, daha sonra onun yorumuyla ve farklı sanatçıların seslendirmeleriyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmıştır. Türkü kayıtlarında eser sahibi olarak Musa Eroğlu belirtilmekte, yöre bilgisi ise Mut yöresi ile ilişkilendirilmektedir.

repertukul.com

+1

Burada mantıklı bir ayrım yapmak gerekir. Eğer “ne zaman yazıldı?” diye sorarsak cevap, Musa Eroğlu’nun üretim dönemi içinde aranmalıdır. Eğer “ne zaman meşhur oldu?” diye sorarsak cevap, daha sonraki yıllarda yapılan kayıtlar, konserler ve yorumlarla birlikte değerlendirilmelidir. Halk kültüründe bir eserin gerçek hayatına başlaması çoğu zaman notaya alındığı veya kaydedildiği an değil, insanların onu benimseyip kendi duygularıyla söylemeye başladığı andır.

Telli Turnam İsminin ve Sözlerinin Anlam Dünyası

Türkünün etkisini anlamak için sadece tarihine bakmak yeterli değildir. Çünkü “Telli Turnam”ın gücü, kullandığı sembollerden gelir. Türküde turna, bir kuştan daha fazlasıdır. Anadolu kültüründe turna; haber taşıyan, uzakları birbirine bağlayan, hasreti azaltan bir simge olarak kullanılmıştır.

“ Telli turnam selam götür / Sevdiğimin diyarına ” sözleri aslında çok eski bir anlatım biçimine dayanır. İnsanların uzak mesafelere haber göndermek için mektup, telefon veya başka araçlara sahip olmadığı dönemlerde doğa unsurları bir iletişim köprüsü olarak düşünülürdü. Rüzgâr, su, kuşlar ve özellikle turna; sevgiliden haber getiren veya sevgiliye selam taşıyan semboller hâline gelmiştir.

adanakulturdernegi.org

+1

Bu açıdan bakıldığında türkü basit bir aşk şarkısı değildir. İçinde ayrılık, bekleyiş, umut ve kabullenme aynı anda bulunur. “Üzülmesin ağlamasın, belki gelirim yarına” ifadesi, tamamen umutsuz bir insanın değil; şartlar karşısında sabrını koruyan bir kişinin sesidir. Burada dikkat çeken nokta şudur: Türkü acıyı anlatırken bile geleceğe küçük bir kapı bırakır.

Neden Bu Kadar Kalıcı Oldu?

Bir eserin uzun yıllar yaşamasını sağlayan birkaç temel unsur vardır. Bunların başında anlaşılır sözler, güçlü melodi ve ortak insan duygularına dokunabilme yeteneği gelir. “Telli Turnam” bu üç noktada dengeli bir yapı kurar.

Öncelikle sözleri karmaşık değildir. Dinleyen kişi özel bir kültürel bilgiye sahip olmadan da türkünün ana duygusunu anlayabilir. Ayrılık yaşayan biri, gurbet gören biri veya sevdiğinden uzak kalan biri bu sözlerde kendinden bir parça bulabilir.

İkinci olarak melodik yapısı, halk müziğinin doğal akışına uygundur. Aşırı süslemeler yerine duyguyu taşıyan sade bir çizgi izler. Bu durum türkünün farklı sesler tarafından yorumlanabilmesini kolaylaştırmıştır.

Üçüncü önemli unsur ise turna sembolüdür. Çünkü turna, Anadolu insanının hafızasında zaten güçlü bir yere sahiptir. Yeni bir anlatı, eski bir kültürel işaretle birleştiğinde daha hızlı benimsenir. “Telli Turnam”ın etkisinin arkasındaki temel nedenlerden biri de budur.

Musa Eroğlu ve Türkünün Halk Müziğindeki Yeri

Musa Eroğlu, halk müziğinde özellikle bağlama geleneğini modern dinleyiciyle buluşturan önemli sanatçılardan biridir. “Telli Turnam” da onun bu anlayışının örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Eser, geçmişten gelen halk söyleyişini korurken yeni dönemin müzik anlayışı içinde şekillenmiştir.

Bu nedenle türküyü yalnızca “eski bir türkü” veya “yeni bir beste” şeklinde sınıflandırmak eksik olur. Daha doğru yaklaşım, onu gelenek ile modern üretim arasındaki bir köprü olarak görmektir. Eski halk kültürünün sembolleri, yeni dönemin bestecilik anlayışıyla birleşmiş ve ortaya geniş kitlelere ulaşan bir eser çıkmıştır.

repertukul.com

+1

Sonuç: Telli Turnam Bir Tarihten Çok Bir Süreç Hikâyesidir

“Telli Turnam türküsü ne zaman çıktı?” sorusunun en doğru cevabı şudur: Eser, Musa Eroğlu’nun bestesi olarak yakın dönem halk müziği içinde ortaya çıkmış, özellikle kayıtlar ve yorumlarla zaman içinde geniş kitlelere ulaşmıştır. Kesin bir ilk çıkış yılı etrafında tartışmalar bulunsa da eserin anonim, yüzyıllık bir halk türküsü olmadığı; Musa Eroğlu imzası taşıdığı konusunda kaynaklar birleşmektedir.

Türkü Dostları

+1

Ancak bu türküyü değerli yapan şey yalnızca ortaya çıktığı tarih değildir. Asıl önemli nokta, eski Anadolu duygu dünyasını günümüz insanına taşıyabilmesidir. Turna üzerinden anlatılan selam, aslında insanın değişmeyen bir ihtiyacını anlatır: Uzakta olana ulaşma, özlenene ses gönderme ve ayrılığın içinde bile umudu koruma isteği.

Bu yüzden “Telli Turnam”, sadece bir dönemin eseri değil; farklı zamanlarda farklı insanların kendi hikâyesini yerleştirebildiği yaşayan bir halk müziği örneği olarak varlığını sürdürmektedir.
 
Üst